Ana içeriğe atla

Kayıtlar

umrumda değil gerçekten

 aslında uykum var ve sabah da işim var. ama birden açtım burayı, yazasım geldi. bir süredir çok fazla şarkı dinliyorum. kafam çorba oldu. aslında şarkı dinlemeyi o kadar da anlamlı bulmuyordum. yani yoldayken ve ders çalışırken dinlemek yerine o kadar da aklıma gelmezdi şarkı dinlemek. ama odamda öyle otururken ya da işte yoldayken canım şarkı çekiyor. ve şarkılar da her türden. yine çorba gibi bir müzik türü listesi. seviyorum hepsini. tek bir tür dinlemenin anlamı yok. insan kusar cidden. ben kusardım yani. bugün cumartesi ama gece. yani güne daha yeni girdik. pazartesi okul başlıyor. hiç hazır değilim ikinci döneme. ilk döneme de hazır değildim. çok sıkıntılı ve berbat bir dönem olacağını hissetmişim belki de. bu döneme de isteksizim. ama yani aslında isteksiz bile değilim. hiçbir his besleyemiyorum. zaten ilk dönemim biteli 3 gün falan oldu. ikinci döneme de cup diye düşeceğim. farkında dahi değilim. neyse. zaten vizeler gelmeden hiçbir dersin suratına bakmıyorum. sorun olmaz ...

hani şans yılıydı

zaten bu astrolojiye o kadar da inanmazdım. yani karakter analizi vesaire güzel oluyor oldukça da doğru tahminleri mevcut fakat yani 2022yi bayağı övmüşlerdi. benden ufaktan inandım ne yapayım. yeni yıl başladığından beri tek bir iyi şey olmadı. üstüne bir de covid olduğumu öğrendim bugün. ayy aman be. 3 sınavım kalmıştı. bu cts güz dönemim bitiyordu. rezillik cidden ya. yüz yüze sınav yapmaya zorlayan okulumun sıfatına tüküreyim ben. gsü yani gerizekalı salaklar üniversitesidnfbkdbdfbdn tamam evet ateş kafama vurdu. mesela dünü salı diye geçirdim yani şu an saat gece 3. kafa karışıklığı olmasın. pazartesi gününü salı diye yaşamıştım. akşam öğrendim pazartesi günüymüş. aniden 1 günüm oldu hiç yoktan. böyle bir sevinç. ne işe yaradıysa. her neyse. salı ve çarşamba sınavım vardı. onlar gitti. cumartesi de vardı o da gitti. böyle bir şey. ne planlarımız vardı. ne güzel bitecekti dönem. rahatlayacaktım. şimdi sütlere kaldım. boş boş. hocalar zorlayacak mı ne yapacak belli değil. saçmalık ö...

günlüğüme yazmadım

normalde unutmak istemediğim şeyleri günlüğüme yazarım. ya da üzgünsem yazarım mesela. en son günlüğüme ne yazdığımı da bilmiyorum ama son bir yıldır bir şey yazmadım sanırım. önceden her gün hatta günde birkaç kere günlüğüme yazardım. her şeyi yazardım, ne düşünüyorsam. bu blog sitesi belki de artık günlüğüme yazmamama neden oluyordur. buraya da o kadar açık yazmıyorum. yine de açık yazıyorum da denebilir. bilmiyorum. bazen günlüğüme bile açıkça ne düşündüğümü yazmam. ya da birine tam olarak ne hissettiğimi anlatmam. terapistime bile anlatmıyorum. çok konuşan ve her şeyimi insanlara anlatan biri sanırdım ama çok yeni fark ettim o kadar da konuşmadığımı. yine de tam olarak hissettiklerimi anlayacak kimse yok gibi. yine de beni yargılamadan dinleyecek kimse yok gibi.  uzun süredir düşünmemeye çalışıyorum. sakince duruyorum. yalnız kalmamaya çalışıyorum. çünkü kendi başıma durmak istemiyorum. kendimle olmak hem çok sıkıcı hem çok üzücü. yalnız olmak istemiyorum.  şebnem ferah - ...

eskiden dinlediğim müzikler

 hiç eskimiyorlar aslında. bir ara durmadan izlediğim müziklere birden yine denk geldiğimde öyle mutlu oluyorum ki. ve sonra o müziğin çevresini sarmalamış tüm anılar doluşuyor birden zihnime. mesela hava soğuk ve yağmurlu. yine korkunç bir istanbul trafiğindeyim ve sabahın sekizi. omuzum yağmurdan buz tutmuş cama yaslı. kafamı da yaslıyorum. daha da üşüyorum böyle o yüzden atkımı cam ile kafamın arasına koyuyorum. kulağımda işte bu playlist. oldukça insanı geren bir playlist bu çünkü bir korku oyununun soundtrackleri. korku oyununu hatırlatıyor bana. sonunu hatırlıyorum. gerçi birçok sonu olan bir oyun ama öyle herkes anlayamaz. ya da herkes bir oyundan etkilenmez. o oyunu oynamadığın ya da oynayan birini izlemediğin sürece ve ciddi bir zamanını bu oyuna harcamadığın sürece pek de etkisine giremezsin. o yüzden iki sene önce bu oyunu tekrar baştan izlemiştim. çünkü oyun oynamada hiç iyi değilim.  bu müzikleri yüzden beni iki yıl önceye götürdü. her sabah aynı karanlıkta ve her...
aniden bir şarkıya hapsolursun. ve aslında o şarkının hissettirmesi gereken duygulardan oldukça uzaktasındır. Cem adrian'ın kül adlı şarkısına takılı kaldım. pek de kül olmuyorum ya da kahrolmuyorum. sadece nasıl hissedeceğimi bilemediğim bir haldeyim. pek keyif almıyorum çoğu şeyden. her şey bana iğrenç geliyor mesela. canım çok sıkkın. bugün istanbul trafiğindeydim. uzun zamandır trafiğe girmiyordum. istanbuldan yine midem bulandı. burası beni o kadar boğuyor ki. çok bunaldım. imkanları daha iyi olsa ne fark eder ki trafikten imkanın kendisine ulaşabiliyor muyuz? ruh halimiz bok gibiyken imkan dolu olsak ne olur? sinir krizine girdikten sonra ben her şeye kolaylıkla sahip olsam ne olur ki? bu şehir insanı tüketiyor. bu şehir insanı yaşlandırıyor.  eğer daha verimli bir hayat sürecektiysem de bu şehir bendeki tüm enerjiyi çoktan sömürdü. eğer daha uzun yaşayacaktıysam da bu şehrin inşaat tozları beni birkaç yıl daha ölüme yaklaştırdı. kurallara uymayan insanlar beni sinir hastası ...

bir tren

hayatımız bir tren gibidir dedi ablam. bu süreçte trenin vagonlarına insanlar bindiği gibi bazen de bu vagonlardan inerler. aslında bunlar veda gibi. trenin geri dönme ihtimalinin olmadığını düşünürsek de sanırım bu vedaların bir kavuşması da olmayacak. çünkü tren ilerlemeye devam eder ve o kişi arkada kalmıştır. belki bir şeyler yapar ve yetişir yeniden trene ama bunun için uğraşır mı? ya da trenin sahibi böyle bir uğraşın beklentisi içinde mi? insan çok sevince birilerini beklentiye de girermiş. inmez o vagondan ve sonsuza kadar kaçırmaz o treni sanırmış. fakat aslında çok kişi inmiştir o trenden. çok kez de karşılaşmışsındır bu durumla. trende bulunsa da belki de en son vagonda kalmış, unutulmuş biri de olabilir bu kişiler. sürecin ne olursa olsun geriden takip eder mesela. bu kişiler mi üzücü yoksa tamamen terk edenler mi? ya da onların trenden inmesinin gerektiğine karar verdiğin an mı en zorudur? trenden inmek için tüm şartları zorlayıp treni sertçe durduran ve sonra trenin uzun ...

sabah 06:15

yaz tatilindeyim. yüksek ihtimalle hiçbir sorumluluğumun olmadığı son yaz tatili olacaktır. ayrıca bayram bugün. yani bayramın bu yaşadığımız şey olduğunu asla düşünmüyorum fakat yine de bayramdayız.  normalde tatil başladıktan birkaç hafta sonra okulların acilen açılmasını isterim. hemen derslerimi seçeyim ve stres içinde iki dönem geçireyim gibi bir arzunun içine yuvarlanırım fakat okulumun tatile girişinden beri 1 ay geçti. inşallah okulların açılma vakti öyle hemen gelmez diyorum. evet bir boşluk içinde hissediyorum ama bunu okuyarak doldurma isteğim geçti, gitti. bu geçtiğimiz iki dönemde okul üzerimizden geçtiği için maalesef okulu özlemem vakit alacak. inşallah ekim ayına doğru özlemeye başlarım. yoksa cidden aşırı motivasyonsun başlayacağım 3.sınıfa. ve motivasyon deposu olarak başladığım yılların bile iğrenç geçtiğini düşünürsek bu ihtimal aşırı endişe verici olacaktır. birkaç gündür hatta birkaç haftadır geleceğim hakkında düşünüyorum. gereksiz bir baskı ve beklenti yoğun...