Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hayatı Kısmen İyiye Çevirmenin Yolları

Henüz okuldan geldiğiniz kıyafetlerle salonun koltuğunda oturmuş elinizde telefon, saçma sapan her ne varsa bakıyorsanız hayatınız pek de iyiye gitmiyor demektir. Tamam işten ya da sadece gezip tozmadan gelmiş de olabilirsiniz fakat burada asıl mesele rahatça pijamalarınızla oturmak varken sırf üşendiğiniz için pantolon ve evde giyilmeyecek kadar güzel, bir o kadar da rahatsız kıyafet ile duruyorsanız gerçekten hayatınız iyiye gitmiyordur.  Bir önceki paragraf size hiçbir şey ifade etmediyse lütfen yazıyı okumayı bırakıp muhteşem hayatınızı doruklarda yaşamaya devam etmeye gidin. Sizin kadar hayat neşesi zirvede olan mutluluk abidesi insanlarla muhatap olmak gerçekten istemiyorum.   Bugün derse gittim, ondan sonra ise bana yetilerini aşacak kadar ciddi sorunlara sahip olduğum için psikiyatriste gitmemi söyleyen danışmanımın yanına gittim. On dakika bile sürmedi konuşmamız ve sonra ayrıldık. Hoş bir ağabeydi. Gerçekten ömrümün sonuna kadar onu tanımak isterdim ama ...

... Zamanın telaşlarda bu k adar çabuk  Geçeceği a klınıza gelmezdi ... Yorucu ve zahmetli üç gün geçirdim. Gerçi okul başladığından beri her günüm böyle geçiyor. Yoruluyorum fakat artık sanırım alıştım. Zaten Ocak ayından beridir meşgul olmayı ve yorulmayı istiyordum. Gece yatağa yattığımda deliler gibi saatlerce düşüncelere dalıp kendimi kahretmek yerine yorgunluğa yenik düşüp uyuyakalmak istiyordum ve artık öyle oluyor. Cumartesi sabahı taşınacaktık, bu yüzden Cuma okul çıkışı eve geldim ve son olarak kalmış olan eşyaları topladım. Sabah gelecek olan nakliyeciler saçma sapan, ufacık bir kamyonet ile gelmişlerdi. Babam onlara evin dubleks olduğunu söylemesine rağmen adamlar yaparız, hallederiz diyerek minik kamyonet iler gelmişler. Bu olay yüzünden taşınmamız aksamıştı. Pazar günü taşınacaktık ama babam aynı gün ikindi vaktinde nakliyeci buldu ve Cumartesi akşamı evin ilk katı taşındı. Yatak odaları üst katta olduğu için hepimiz koltuklarda yatmak durumunda kaldık. Gi...

Cahilliğimi Mazur Görün

Bu Lineer Cebir dedikleri derste tam olarak ne oluyor, lütfen biri bana söylesin. Kim buldu, kimler bu bulunanın doğru olduğunu onayladı ve kim o onaylayanlara inanıp bu buluşu ders olarak kabul etti? Bana biri açıklasın lütfen. Lineer Cebir dersinin tanımı; Bir takım şeyler hakkında sorular sorup ispat isteyen ve sonunda kendi kendine bir şeyler uydurup kendince ispat ettiğini sanıp aslında tam anlamıyla kendince gelin güvey olan (güya) Matematiksel bir konu. Hoca bize bir kitap aldırdı, o kitaba bakıp oradan tahtaya bir şeyler yazıyor, biz de o tahtadakileri deftere yazıyoruz ve evlere dağılıyoruz. Böyle dersi ben de anlatırım. Dersin en başında bu dersi niye gördüğümüz, nerelerde kullanacağımız, nasıl bir şeyin bizi beklediği anlatılmalıydı ama yapılmadı. Genel olarak dersi tekrar eden üst sınıflara yönelik, konunun üstünden geçme tarzında ders işliyoruz. Zor işliyorlar, açık, net, anlaşılır tek bir şey yok derste. Benim güzel matematiğimi ne hale getirmişler. Ben böyl...

Güzellikler

Çok mutluyum efendim. Çok şükür. Her şey çok yolunda ya da ben mutsuzlukları bir süredir görmüyorum. Güzel gidiyor, iyi gidiyor. Elhamdülillah. Bunu yazdıktan sonra aniden uzaklara dalıp düşüncelere gömüldüm. Kendime nazar değdirmede bir dünya markasıyım. Çok beğeniyorum kendime nazar değdirmeyi. Aklıma yine hikaye yazmadığım düştü. Bugün Kübranur arkadaşıma bir kurgumu anlattım. Ona anlatırken de düşündüm acaba neden yazmaya devam etmiyorum diye. Yani o kurgu olmayabilir, başka bir kurgu... En azından aklım meşgul olur. Bunca Matematik içinde biraz beynimin başka taraflarını kullanırım vesaire... Bugün geleceğim ile alakalı planlarıma ufak bir adım attım. Analiz okumak isterim. Bu konuda araştıracağım. Matematik analizi... Güzel bence. Belki kitap yazabilirim ileride. Üniversitedeki hocalar kendi yazdıları kitapları bize dersinde işletiyor. Nasıl da özeniyorum... Muhteşem değil mi... Roman basmak istiyorum fakat bir Matematik kitabı bassam muhteşem olmaz mı? Çok özeniyoru...

Şşş Aramızda

Ne yalan söyleyeyim, kendimi değerli hissettim. İlgiler, alakalar... Değer verildi bana. Geçen gün elime cam girdi ve avucum bir güzel yarıldı. Annem beş dikiş atıldığını söylüyor ama ben on gibi hissettim. Çok kan aktı ve bayılacak gibi hissettim. Çok şükür bayılmadım çünkü beni taşıyabilecek kimse yoktu. Annem ve babam asla beni taşıyamazdı. Neyse ki acile yetiştik ama yolda giderken aşırı midem bulandığı için kustum. Hem de kesiğin üstüne. Böyle de salak bir insanım. Ablamın deyişiyle iğrenç. Komik bence, ben olayı hiç ciddiye alamıyorum. İlk kesildiğinde feryad figan babama seslendim, koşup geldiler. Öyle bir ağladım ki... Annem beni asla öylesine ağladığımı görmediğini söyledi. Haklı... Ben asla sesli ağlamam ama o an yardıma koşsunlar ve ciddi bir durum olduğunu anlasınlar diye olabildiğince ağladım. Ayrıca aşırı korkmuştum çünkü yaranın sadece çizik olduğunu sanarken birden yerlere kan akması ve kesiğin derinliğini görmem beni aşırı telaşlandırmıştı. O an kan kaybından öleb...

Yine Bir Film İzleyip Düşüncelere Daldım

Bir kitap okuyup da düşüncelere dalmak ben de isterim ama gerçekten kitap okumak ile aram yok sanırım. Yazar olamayacağımı ve benden bir halt çıkmayacağını anlayınca okuma zevkimi de kaybettim. Her neyse.  Oxford Cinayetleri diye bir film izledim. Matematik konulu filmler en sevdiklerimdir. Güzel filmdi, şaşırdım, bilgilendim ama basitti. Birkaç mantık hatası olmasa harika bir senaryoydu ama bence Matematik kocaman bir mecra iken gidip de ufacık bir şeyinden film yapmak iyi mi bilmiyorum. Çoktan bilinen bir kural yerine katilin özellikle kendisinin ortaya çıkardığı bir kural ile cinayetler işlenebilirdi.  Benim de bu tarz bir kurgum vardı fakat kurguyu lise ikinci sınıftayken düşündüğüm için matematiğim diplerde seyrediyordu. Belki de Allah izin verirse bu üniversite zamanında kurgumu yazabilirim. Film izlemiş olsam da aklımda hep kurgularım var. Turşu olmuş kurgularım. Belki bu okuyacağım Matematik bölümü benim ufkumu daha çok açar ve kurgularım Matematik ...

Neden

Yani ben şimdi neden böyle bir hayat yaşamalıyım? Niye bu tarz şeyler başıma geliyor? Yoruldum arkadaşlar. Bazen diyorum ki, "Selime, yine iyi dayanıyorsun maşallah". Çok şükür her şey güzel, muhteşem fakat bende bir sorun var sanırım. Çok zorluyorum. Çok inat ediyorum sanırım. Sıkılıyorum da. Yani olmuyorsa da olmuyordur ya hani, bunu unutuyorum mesela. Ayrıca biraz anlama kıtı olduğumu düşünmeye de başladım. Sporcu olmak isterdim. Yani bunu kesinlikle Dangal izlediğim için demiyorum ama insan özenmiyor değil arkadaşlar. İkinci kez izledim ve böyle bir hoşuma gitti. Ağladım, güldüm, mutlu oldum falan. Ne güzel film yapıyor bu Hindistan ya. Birkaç Oscar falan vermeleri lazım değil mi? Birkaç dil öğrenmek ve bu sırada kilo vermek istiyorum. Birkaç gündür hayalim hostes olmak. Hosteslik bence muhteşem bir meslek. Çok güzel olmaz mı ama? Bir güzel başörtümü takarım hostesliğimi yaparım. Makyaj yaptıracaklar sanırım yani ama neyse o da kabülüm yani, sorun değil. Olur...